“Friendzone”dan Kurtuluş

Herkese merhaba. Yine bir tecrübe yazısı ile karşınızdayım. “Nasıl Kız Tavlanır?” yazımdan sonra bazı old yordamacılar bu konuya da değinmem gerektiğini söyledi. Bu konuda sizlere gerekli adımları anlatacağım, ayıkta bekleyin;

**şekerleme**

Kendi üslubumla anlatacağım sonuçta akademiden bir tık uzak bir yazı yazıyorum burada. Şimdi “friendzone”nun ne olduğunu bilmeyen dostlarım için ufak bir açıklama yapacağım; friendzone, kısaca hoşlandığın kişinin seni arkadaş olarak görmesidir. Başlangıçta size önerebileceğim şey şu; mümkün olduğu kadar bu bataklığa düşmemeye çalışın gerekirse bir adım uzakta kalın çünkü bu bataklık sandığınızdan daha dar. Friendzone, kısıtlı aksiyonlara izin verilen ve neredeyse yapılan her aksiyonda daha da sizi içine çeken bir yapı. Buraya düşmeden önce ufak tefek sinyallerle tehlikenin farkına varmanız gerekiyor. Şunu baştan söyleyeyim, herkesi tavlayamazsınız bunu öncelikle kabul etmelisiniz, kendi sınırlanırınızı bilmeniz gerekiyor. Ama uzun uğraşlar ve akıllı hareketlerle kendinizden 2 veya 3 klasman üstteki biriyle sevgili olabilirsiniz. Akıllı olmak, fiilinin içerisinde hangi durumlarda salakta kalacağınızı bilmeniz en önemli özelliklerden biridir. Şimdi konuya dönecek olursak tehlike çanlarını önceden fark ederseniz, bir süre hayalet olmanızı tavsiye edebilirim veya yeteri kadar istemiyorsanız, bu kişiyi kıvrak bir manevrayla siz friendzone’a düşürebilirsiniz. Bu durumdan bir şey çıkma ihtimali yüzde 1.3 falan, bunu yapacak kişi karşısındakinden beklentiyi 0’a indiren kişidir. Beklentimiz var, tehlikeyi sezdik, hayalet moda geçtik, bu durumdan da şu şekilde bir denemeyle çıkabiliriz. Tam unutulduk denilen dönemde, instagram veya herhangi bir sosyal medya platformundan paylaştığı bir şeye ufak bir emoji veya ufak bir mention ile ortama giriş yapıp gerekli yoklamaları yapabiliriz. Yazı çok uzuyor bu konuyu daha detaylı anlatacağım ilerleyen serilerde. Son olarak tepetaklak bu çukura düşen kardeşlerim için bir şeyler söylemek istiyorum. Buradan çıkış için iki seçeneğiniz var; ya paso delikanlılık ya da paso bir el r’de bekleyeceksin. Yani friendzone’a düştün gidip hoşlandığın kişiye böyle böyle diye ondan hoşlandığını anlatacaksın delllikanlı gibi burada şuna dikkat edelim; “arkadaşım olarak hayatımda kalmanı istiyorum.” bu cümleyi yok edin böyle bir şey yok bu yok yani bunu dedirttirmeyin, ya delikanlı gibi bitsin gitsin ya da manita olun bu kadar net. İkinci opsiyonda da sabretmek, emek vermek ve rahat olmak gerekiyor. Yani hoşlandığın kişiyle takılmaya devam, friendzone’a devam -ama bokunu çıkarmadan-, başkalarıyla göreceksin onu ve hiç takılmayacaksın buna, ara ara rölantide cümleler bir el hep r’de olacak şekilde ters tepkilerde hemen geri vites yapacaksın falan. 1-2 senedir bu durumda bir iki arkadaşım var gerekirse onları da bir gün podcastlerde konuk alırım. Ben bunu tercih etmiyorum, ama tercih etmeme sebebim benim kimseye bir bağlılığımın olmaması, bağlılık duymazsan kimseye asla friendzone’a düşmezsin asla çok üzülmezsin ya da asla çok sevinmezsin..zaaf yok arkadaşlar..oyna devam..bu seriyi sevdiğinizi biliyorum devamı gelecek:d

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.